Iki yasin bizim icin bir milat olacagini söyleyen anneler vardi, ama tabi bunu yasayarak ve görerek anlamak yine yeniden sasirtiyor. Kres serüvenimizin nasil basladigini ve aslinda kendimce yok birakalim, daha yasi cok kücük diyerek geri dönüslerimi hatirliyorum simdi. Oysa bundan en fazla bir ay öncesine dayaniyor bu yeni gelismenin hayatimiza girmesi. Zorlandik, cok zor ve sancili bir dönemdi, hem benim hem kizim icin. Vicdan denen seyin bir anneyi ne kadar acitabilecegini, mantigin ne sacma sey oldugunu yine bu son haftalarda gördüm. Acaba kizimi bir sene sonra gönderecegim kres degilde anaokulu icin yine bu kadar zorlanir miydi diye sorgularken buluyorum kendimi. Kizimin yasiti arkadaslara ihtiyac duydugunu her gecen gün azalan gücümle tecrübe ederken aslinda bu tercihin ne dogru oldugunu anlatiyorum kendime. Sosyallesmeyi ögreniyor diyorum. Sonra benim cocuklugum böyle miydi? Mahalle de muhakkak yasitimiz cocuklar olurdu, olmasada bizi dislamazdi büyükler, bir sekilde kaynardik arada. Benden büyük bir cocugun beni hirpaladigini, annemin yanina aglayarak gittigimi hatirlamiyorum pek. Evimizin önünde bahcemizde oynardik, ya da komsularin bahcesinde, ama hep bahcede. Kizimin yasiti yok cevremizde, ilkokula gidenler var ama onlarin istekleri ilgileri farkli. Evimizin bahcesinde sogukta ne kadar oynayabilir, kac dakika? Bu durumda kres en iyi cözüm diyorum yine. Diger cocuklarla paylasimi, ögreniyor, dünyada bizden baska büyüklerin ve kücüklerin oldugunu. Kardes diyemiyoruz evde henüz, istemiyor, bagiriyor, ya da cok sessizlesiyor, daha sIkI sariliyor bize. Bebekleriyle evcilik oynamiyor, cünkü o bebekleri benim kucagimda görmek istemiyor, evciligi yine anne-baba-helin yagmur üclüsü olarak oynuyoruz, zaman zaman ted.i ve ha.vhavla beraber.
Bazen olmadik seylere agliyiyor, hic bir seye sabri yok, iki dakika önce istedigi seyi yine ayni saniyesinde firlatip atabiliyor. Istedigi seyleri aglayarak elde edebilecegi hissi hakim su son bir haftadir evde. Simariklik degil diyorum, iki yasin getirdigi o sancilardan baska bir sey olamaz diyorum.
Kres mevzuuna girmeli biraz, unutmadan. Dogum gününden sonra baslamistik ya biz bir kac saatligine, ondan sonraki iki hafta öglen yemeklerine de kaldi(k) bugün ilk defa öglen uykusuna baslayacak. Öglen yemeklerine kaldik diyorum, malesef yemegine ben sinifa girmeden el sürmüyormus, ayni sekilde egitmenlerinin yedirmesine de izin vermiyormus. Diger cocuklar yemeklerini bitirip uyku icin hazirlanirken giriyorum sinifa, yediriyorum yemegini, niye yemedin annecim sen sorusuna hafif bir omuz silkelemesiyle cevap veriyor. Dün sormus ögretmeni, ac degil misin helin neden yemiyorsun diye. Cevap : Mami kommt (anne geliyor) beni bekliyor yani minik cücem. Bugün ilk uyku denemesi ama ac ac nasil uyuyacak simdi, hadi uyudu ya sonra, neyseki egitmeni icimi ferahlatti, öglen yemegini kaldirip tekrar veriyoruz böyle durumlarda diye.
Cocuklarla anlasmasinda sorun yok. Oyunda da öyle, ama yemek meselesi suan icin büyük sorun, evden kahvaltisiz cikarmiyorum ama orada yemek yemeyi ögrenmesi gerekiyor.
Bu aralar yine benimle arasindan su sizmiyor, cünkü sabah evden bizimle cikip ise giden babasi bizimle ayni vakitli eve dönmüyor. Her gittigimde hadi kizim evimize gidiyoruz diyince, soru sorar gibi Papi? diyor, anlatiyorum, anladigini biliyorum ama yine de babasi eve gelince yaklasmiyor yanina, kucagina gitse de soguk davraniyor, o yokken onu sorup eve gelince yaklasmamasi babasini cok üzse de elimden gelen bir sey yok. Ama tabi bu en cok bana yaradi desem, babanin kiskanacagini bildiginden bana gelip sarilmalar, öpmeler cabasi, evet kullaniliyorum ama coookkk hosuma gidiyor bu.
Dil ile ilgili sorun yasamayacagimizi biliyordum krese baslarken, cünkü baba almanca anne türkce konusuyorduk evde, bu kres olayi kizim dogmadan önce planladigimiz birseydi. Zaten kücük baslayacagi kreste birde dil sorunu ceksin hic istemedik. Egitmenleri bu konuda cok memnun, okula basladigindan beri inanilmaz sasirtici derecede kelimeler soylüyor, cümle kurma yok henüz ama kelimeleri yan yana gitiriyor.Örnek, mami komm bi bi biiii (anne gel saklambac oynayalim, o bi bi bii demesi de bir iki üc diye sayisimdan kaynakli).
Türkce kelimeleri tam söyleyemiyor, ve zannedersem "R" harfi biraz sorun yaratacaga benzer, icinde "R" gecen kelimeleri söylemek istemiyor... Ha birde kelime baslarindaki "K" lari ativeriyor. Ama hepsinde degil istedigine yapiyor bunu. Örnek, kitaba bitap, kucaga ucak, demesi. Mutfakta benimle yemek yapmak en büyük eglencesi oldu son zamanlarda, hangi yemegi yaparsam yapayim mutlaka sandalye üzerinden bir kasikta kendi sallayacak o yemege. Nedense firini her acisimda kek yaptigimi düsünüyor bu sefer mami kuken(kuchen) -(kek) diyor. Elinden gelse sürekli kek karistirip kurabiye kaliplariyla kurabiye yapacak.
Gecikmis dogum günü fotograflari zamansizliktan yüklenemedi henüz. Son zamanlarda fotografta cekemez oldum zaten. Oysa Sonbaharin renklerinin en güzel dönemindeyiz. Su kres isini kafamda bir yerine oturtayim iste o zaman bir sürü is var yoluna koymak istedigim, ve ise yine yeniden dolabimdan baslayacagimi bildigim.